Anlamının Anlamı..
Yalnızca yazdım... Hesabıma düşen bir kara kaderi, alnımın tam ortasından çekerken usulca, kanadınn ıslaklığıyla yazdım... Sana yazdım seni. En kuytusunda anladım, en vazgeçilmezinde tuttum, en körunden tutuldum, ama seni sana yazdım. Kanımın rengiyle sana adandım."Yokluğun bir bıçak sırtı, sana boyanarak aydınlandım.
Agrıyor elim şimdi, gözümün yolunda karabasanlar var, avucumda sıkışan yazım var. Gel ve sil yeniden gölgelerini, gel ve üçüncü gününden başla sana yazılanlara.
Kimsem olmadı benim, kimse sen olmadı hiç,
Kimse ellerim değildi, kimse gözüm kalmadı kanlı kınında. Kimse bilmedi, kimse sana yazdım olmadı, kimse sen demedi, kimse uyutmadı yüreğinin yastığınsa, kimse biz demedi, kimse vazgeçersen kendinden ben olamamki demedi... Kimse ben değildi senin kadar.
Sana yazdım işte, gözümün kimyasında duran nefesi, kanatlarına vurgun yemiş sevdalar akıtan sana anlattım, Sana adandım... Sen'e, ben'e, biz'e... Sıfıra bölünce beni, sana eşitleniyordum, birle çarpınca ellerimi seni anlatıyordum, ikiye toplayınca gözümü seni görüyordum, üçten çıkarınca yüreğimi; sensiz hiç kalıyordum...
Kentler buluyordum hep, sen olunca aşkın sonsuza akacağını biliyordum. Kimbilir, bilmediğim bir şarkıyı söylerken seninle, dudaklarının ses tonunu ezberliyordum sensiz kalınca senin gibi okumak için bir daha... Benim için martı kanadıydı ellerin, dokunduğum her an denizden esen rüzgarları hatırlatan. Gözlerindi, gözlerime baktığında gözlerimin çocuk hayalini gördüğüm, sendin öldükten sonra tanrının katına gülümseyerek beni götürecek olan melek sendin sonsuza açılan kapının güzel bekçisi... Anlatılamayan kelimeydin hiçbir kitapta bulmayacağımı bildiğim halde hala aradığım. Sendin o, senindi bana getirdiğin akında denizin gözlerini hissettiğim,
Gözlerindi.Sana yazdım, sıcacık hayatlar kokuyor kelimelerim seni buldukça. Ki nereye baksam, kimi görsem, kimi duysam sensin... Sen kalıyorsun gözlerimin en yüksek dağında... Ve sana yürüyüp dokunuyorum göğün yıldızlarına, umut veren ağaçlarına yaslanıp bulutların ardından bakıyorum güneşe. Sana uzandığım toprağa her yüzümü sürdüğümde, papatyalar kokuyor tenim...
Senden önceydi Dublörsüz bir sahnede kör adam rolüm. Ve senden öncelere denk geldi Kavgacı tavırlarım. Sorgusu bitmiyordu düşlerimin, isyan çok sesli bir koro gibi sahnesinden vuruyordu yüreğimi. Senden önceydi sarmaşıklarla dolu umut yolları, seni bilmeden yürüdüğüm ''BURSA'' sokaklarıydı acıyı katık yaptığım sancılar... Her karartı, senden önceydi ellerimde yaşayan.
Geldin, sana yazdım ben... Hasır altı düşlerimin kırmızı kalemle altı çizili kelimeleriydin. Sendin vurguna uğramış nefes alışlarımı kaybeden, sesindi dilimin teğet geçtiği her umudu bana anlatan...
İzlerimden geçen her bakış, sana dönen gün gibi çevreledi karanlığımı ve seninle gitti plastik kokum, seninle kurudu kanayan yanım. Sendin her şey, sendin seninle gelen gözyaşı hediyem... Sana yazdım, düşünmeden, gözlerimi kapatarak... Kelimeler seni anlattıkları için mutlular artık, bakışlarım da öyle.
Az önce fark ettim yüzümü yıkarken; aynaya bakan gözbebeklerimde uyuyorsun hala o eski sıcaklığınla... Uyanacaksın birazdan, biliyorum, ve sarılacaksın yine, sesinden akacak, senden duyulacak her şey...
Senim artık, tenim, dilim, bütün bildiğim.Ne Olur Bırakma ''BİZ''i Yapamıyoruz Bak sensiz.!
Siyah-beyaz bir filmden kalmış, eski bir aşka dalar gözlerim;her gecenin karanlığında saat on ikiyi geçtiği zamanlarda.Sokak başında nöbet tutar uykularım, bir türlü sokulmaz yanıma.Yüreğimin içinde yalnızlık bekler de beni;uykusuz geçer her gecem, sabahı bekler gözlerim, yağan yağmura eşlik etmesini özlemişçesine çağlar gözlerim.
Hücredeki bir mahkumun, gökyüzüne olan sevgisine eşdeğerdir sana olan sevdam benim..
Dışarı çıkma korkusu olan bir ressamın , tuvaline akıttığı dış dünyayı yaşatmasıydı seni gördüğümde yüreğimde kazandığın yerin...Pencereye olan aşkıydı belki de, dışarıya açılan tek yari olduğu için bedeninin...
Hiç bir zaman cesareti eline alamadı ki şu dilim.
Ah sevdiğim bir kez olsun yenemedim ki yüreğimde mesken tutmuş, kol gezmekte olan korkuları... Bir kez olsun inanmışken aşk denen o farklılığa , bir kere olsun katlayıp köşeye koyamadım söyleyemediklerimi sana...
Bir çocuğun cesaretine bile sahip olmayı beceremedi yüreğim...
Dilim konuşamaz...Susar....Susmak zorundadır....Susmalıdır...Ve belki de susturulmuştur...
'Gel' diyemez sana asla..'Gel' dese de 'Gitmey'ı getiremez devamında bilirim...
Ve sen her gelişinde,yüreğimden bir parça daha kopartıp giderken uzaklara, suskun kalışımın en büyük nedenidir; senin anlamlandıramadığın, benimse bir türlü dile getiremediğim ...
Anlatmadıklarım...Anlatamadıklarım...
Ah sevdiğim,hepsi sarar çevremi.Haykırmak isterim asıl sebebini susturuluşumun, gözlü yaşlarla bakarken ardından... Sonra aklıma gelir..Utanırım...Susuveririm daha 'g' bile diyemeden arkandan.. 'Gitme' demek isterken tek bir şey söyleyemez dilim yüreğine. Asılolan gizlenir 'ben'liğim tarafından...Sen susuşuma anlam verirsin kendince de, sevmediğime inandırırsın kırgın yüreğini... Çeker gidersin kapıyı bile kapatmadan, yıkarak her şeyi uzaklaşırsın sessiz sedasız yüreğimin karanlık sularından...
Belki bir cesaret gelirim diye, o kapı kapanmaz asla.. Belki yenerim dışarı çıkma korkumu da koşarım diye sana, açık durur daima..
Ama benim korkak yüreğim cesaret edemez, kapı dibine çökerek bakar sessiz sessiz...
Ressamın tuvaline yansıttığı gibi dışarıdaki güzellikleri, kaleme döker ellerim bendeki seni.. Bir gidişinin daha sonunda 'Canım' da geldi peşinden, ruhsuz bir bedenin tüm sıkıcılığıyla kalakaldı 'ben'liğim... Ve son gidişinin ardından gene kazandı içimdeki karanlık..Aslolan gerçek yine susturdu yüreğimi... Susturuldu yüreğim...Sustu..Sus..S...
Bu sefer dönüşü olmadığını bildiğim halde gene seslenemedim ardından... Özlemle beklerken GELİŞİNİ, GELEMEDEN GİTMENE neden oldu ellerim...
Açık olan kapıyı kapattı bilinçsizce ve intihar etti tüm kelimelerim...Bir daha konuşmamak üzere 29 harfi de katlettim, gelemeyişinin ardına alfabeyi kurban ettim...
Sana geldim kapama gözlerini. Umutsuz aşkların bıraktığı bütün tortuları temizleyip, bir tek sana kalmak için geldim, bak yüzüme. Aşka dair ne varsa göreceksin gözlerimde. Kendini göreceksin. Seni yaşarken başka diyarlarda olamazdım. Yüreğimde seni taşırken başka kalplerin her an gitmeye hazır huzursuz konuğu olamazdım, bu yüzden geldim... Vazgeçişlerle dolu bütün aşklara, bir yüreğin nasıl vazgeçilmez olabileceğini kanıtlamak için geldim, haydi bak bana. Ben o gözleri hayal ettim bunca yıl. Sensizliği yaşarken bile, gözlerin yıldız olup eşlik etti en karanlık gecelerde. En derin mavilikleri o gözlerde buldum. Ayazdı bahardı gözlerin, gri bulutları dağıtan güneş...
yağmurdan sonra dünyayı çepeçevre saran gökkuşağı. Şimdi o gözlerden mahrum mu bırakacaksın beni? Sana geldim diyorum, anla beni, günahsız değilim biliyorum. Sensizliğe direnirken yaptığım hataları da alıp geldim yanıma. İçimde taşarken isyan, seni yok etmek adına yaptığım bütün saçmalıkları göstereceğim sana, aç gözlerini ... Beni anlayacaksın biliyorum, insan deli eden sensizliğe nasıl direndiğimi gördükçe bağışlayacaksın hatalarımı.Bu aşkı görmezlikten gelemezsin, capcanlı karşında duruyor çünkü. Yüreğini de kapatabilecek misin gözlerin gibi? Söz geçirebilecek misin ona da? Gözkapaklarına "açılma" emrini veren beynin, yüreğine de "atma" diyebilecek mi? Aşkı zehirli günlerin süzgecinden geçirdik biz ve koruduk.Umutsuzluk kurşunları yağarken aşkın üzerine, kendimizi siper ettik, nelerden vazgeçtik. Kolay olan vazgeçmekti, biz herşeyi göze alıp en dikenli, en engebeli, tuzaklarla dolu yollardan yürüyüp geldik... Görmeyerek reddetmeye çalıştığın bu aşk sensin aslında. Aşkı değil, kendini reddediyorsun, bir hiçliğe mahkum ediyorsun. Ben gözlerinde ve yüreğinde yer almaya geldim. Açmazsan gözlerini asla göremeyeceksin bendeki seni .Haydi bak, nasıl doluyum seninle, nasıl gelip oturmuşsun yüreğimin en derin köşesine.
kapatma gözlerini, beni yeniden sonsuz maviliklere sal. Bana yeniden yaşat baharları. Bu aşk bizim mabedimiz olsun, kapanalım ve yıllarca hiç bıkmadan şükredelim aşkımıza. Haydi aşka aç gözlerini...Bu kalabalıklar sen oluyor gitgide... Gördüğüm her yüz sana benziyor. Elbet hiçbir göz bakmıyor senin gibi, ama her renkte biraz sen varsın işte, her seste bir ton sen. Yanıp sönen her ışıkta görünüp kayboluveriyor yüzün. Sayamıyorum ya kayan yıldızları, dileğim tek; teksin yüreğimde. Yokluğun aleni bir acı su bırakıyor gözlerime, kırpmıyorum... Korkuyorum seni kaybedeceğimden. Yüreğime damlayan her kan biraz daha can katıyor kimsesizliğime. Sevdamı yazdığım kesik yol çizgilerinden geçerken sen, biraz daha bulanıyorsun ya bana, farkında değilsin yazık ki. Yoksun! Gözüme değen her yüz sen, her kadeh senle dolu. Sen yoksun! Tüm bunlara rağmen burdasın işte her şeyinle. Şimdi avuçlarımdaki ter, göz pınarlarıma dolan acı su ve karası gözlerimin. Var oluşunu geçtim de, yokluğunla dahi sarhoş olurken ben, başka söze ne hacet, yüreğimdesin işte. Gözlerime düşen yıldızda, dilimden geçen her kelimede, avuçlarımda tuttuğum güneşte... Tamam, sustum! Ben çoktan sen olmuşum. Düşündüğümde kendimi, bir eşittir koyuyorum isminin yanına. Tamam, budur işte!
Nerdesin sen şimdi kim bilir? Neler yapıyorsun? Özlüyor musun beni? Biliyormusun ben geceleri hep seninle konuşuyorum uzun uzun.. Seni Seviyorum diyehaykırıyorum. Dünya umurumda değil. Takmıyorum, düşünmüyorum hiçbir şeyi..Sadece seni, sadece seni düşünüyorum..Küskünlüğüme gömülmüş, bıçak sırtı acıların saklı kaçağı, dinle öykünü anlatacağım sana.Ben seni kendime katarken, sen paramparça ağıtlar biriktirdin bozgununa.Biliyordum, gelen gidecekti birgün.Yasasıydı bu yaşamın.Geldin, geldiğine kanamadan kana kana, gittin, gidişine kanadım, öyle kalakaldım.. işte yine, özlem çeken, iflah olmaz günlerin eli uzanıyordu öksüz yanlarıma.Bu öykünün yitik kıldığı ben oldum, sen sadece, bana sunulan kayıplığın kısır döngüsüydün.Güneşim eksik olsada, ağır ağır yol alıyordum, yaşamın içinde, şikayetim yoktu, bana sunulanı buydu.Yutkunmalı zamanlarda susan hep bendim, sesi ayaza kesen hep ben.Tüm iç çekişlerimde kalbime vurduğum Ayazım, hatır Sormayanım, yaban duruşlum, dinle, bu senin öykündü.. Ben gelişine umutlar saldım, emeğimi sevdama adadım. Ne varsa sevince dair, seninle var ettim. Sevdam yüreğimle birlikti, tutmuştu ellerimden divane düşlerim. Ellerim uzanacakken gölgene, gitmiştin işte. Gittin, sel oldu gidişin gözlerimde. Ben düğümlenirken yaşama ve yasalarına, sen sonuna yaklaşıyordun öykünün. Hiçbir hazırlığı yoktu umutlarımın, zalim bir infazın ansız gelişine. Çocuk gülüşlerimin hevesi yüzümde kalakalıyordu, acı ağır ağır dağılıyordu yüzüme. İnsafının buyruğu kesindi, yüreğim, ardınsıra kara bir yasın izini sürecekti. Çığlık kusuyordum sağır yanlarına, sesimi kendim boğuyordum.. şGözlerinin hasretinde yüregim bosluklarda sesini arıyor...Yankılansa sesin odama ve gözlerin geceme yıldız misali düşse yeter bana..Baska bir sey istemiyorum....Bir tek gülüsün tüm acılarıma iyi gelecek kadar güzel..Ve seninle yasayacagımız güzel günler tüm hayatıma bedel..Bos duvarlara ismini söylüyorum ve seni yıldızlara soruyorum acaba neler yaptı diye...Vurulmusum sana ,gözlerine yanıyorum bir alev topu giibi..Hasretin sanki volkan gibi kösebaslarinda patlıyor..Sensiz düsüncelere dalsam her fikrim kör kursunlara ispat ediyor...Gözlerinden mahrum gecelerim katrana boyanıyor ...Ucurtmalarimi senden haber alır mi diye omuzlarımdan kaldırdım..Yüregimi göcmen kuslarla sana yolladim..Bos gelmeyeceklerdi biliyorum...Özlem'imin Yüregini ve gözlerini bırakacaklardı avuclarıma...Seni Seviyorum Her şabah kalktığımda, Yaşamak için tek neden sen varsın. Fakat seni sevmek için binlerce nedenim var. Seni Seviyorum siyah beyaz dünyada bir tek sen varsın. Bir ressamın firçasından çıkmış gibi. Ama alalade bir renk değil, Gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan bir renk. Seni Seviyorum Bu soğuk günde içimi ısıtan bir esinti gibisin. Hafiften esiyorsun iliklerime işleyerek. Sonrada kaybolup gidiyorsun, Daha ne olduğunu anlayamadan. Seni Seviyorum Sensiz bir yaşamı artık düşünemiyorum. Sensiz bu kuru dünyada yaşamaktansa, Ölümün soğuk nefesini öpmeyi, Bir daha seni görememektense, Hayata arkamı dönmeyi tercih ederim. Seni Seviyorum Ne zaman bir aşk şiiri duysam, Mısralardan sen akıyorsun. Ne zaman eski bir şarkı gelse kulağıma, Gitar telleri arasından süzülen notalar, Seni getiriyor bana. Seni Seviyorum Seni Seviyorum Gözlerinin içindeki binlerce yıldız, Gecenin karanlığını delip geçiyor. Sana bakarken kendimi, Yıldızlara tepeden bakıyor gibi hissediyorum. Seni Seviyorum Benliğim sana ait. Sen onu buruşturup çöpede atabilirsin, Kalbine yakın bir yerede koyabilirsin. Tanrim..! O kalbine yakın sıcak yerde olmak istiyorum. Seni Seviyorum Saçların ellerimin arasından kayıp giderken, Dünyadaki cenneti bulmuş gibiyim. Bir an elimde tutuyorum o cenneti, Bir an sonra belkide, Tamamen elimden kayıp gitmiş olacak.Seni Seviyorum Tanrı çiçekleri yaratırken, Senide onlarla beraber yaratmış. Papatyadan güzel, Zambaktan asıl, Manolyadan Tatlı, Gülden daha güzel kokulu. Seni Seviyorum Özlem Güzelliğine melekler imreniyorlar. Dünyada ise ölümlüler arasında, Benim gibi bir iki şanslı, Onu farkedebiliyorlar. Seni Seviyorum Ölene kadar, yok olana kadar seninle olsam, Bu her halde bir ceza gibi gelir, Daha çok seninle olamadığım için. Senin tarafından sevilme fikri bile, Bir insanı hayatı boyunca mutlu edebilecek kadar güzel ve asil. Seni Seviyorum Seni anlatmak için mısralar yetmiyor, Düşünüyorum bir gece yarısı bunu yazarken, Seni Seviyorum Senin gülümsemen güneşin doğuşu gibi. İnsana her şeyi unutturuyor. Sadece seni seyredip tadına varma hıssı uyandırıyor. Seni Seviyorum Bu kadar nedenden sonra bile, Seni ne kadar sevdiğimi anlatamadım!Bazı şeyler zaman ister..söz geçmese de yüreğe; o uslu bir çocuktur aslında...inat etsede, dinlemese de; güçlü bir karaktere karşı koyamaz ve susmayı bilir...olgunlaşmanın, birşeylerden ders almanın en acı tarafıda budur zaten....acıyı kabullenebiliyorsan, ''BEN'' im diyebiliyorsan; onu sindirmek de o kadar kolay olacaktır..Evet, geçen sürede bütün gemilerimi yakıp sessizliğe büründüm. Yazmak eyleminin benim için iyi mi yoksa kötü mü olacağını çok düşündüm. Bir karara varamadım.Son Cümlem Özlemim, DÖn Çarem.!
İstemiyorum Seni Yaktım İşte, Küllerin
Aşk Hayatım Bitti Artık o Sayfayı kapattım.
Senden kalan Son Hatırayı Yaktım işte Külleri.
Artık ne Sen Ne de Senden Kalan Hatıra,
İstemiyorum Seni Yaktım İşte,Küllerin.
Senin için Adeta Ben Kendimi Tükettim.
Değmezmiş İnan Değerinini Yeni Yeni Anladım.
Ne Yaşanmış ise Zaten daha Önceden Yaşanır.
İstemiyorum Seni Yaktım İşte,Küllerin.
Yeni Bir Yaşam,Yeni Bir sayfa Başlıyor Hayatta,
Sen Yoksun İçinde Neden Senden Bir cefa,
Artık Bir Ben ve Benim Benliğim.
İstemiyorum Seni Yaktım İşte,Küllerin